20.04.2016

içsesler

planlı bir şekilde koşmayı tercih ederim bu yüzden koşmam gereken şeylere koşmamayı tercih edip duruyorum.
koşmamam gerekenlere koşuyorum.
planlayıp planlı bir şekilde gereklilere koşacağım.
karışıklık beni boğuyor gibi.
o oradan, bu buradan. kendimi mi zorluyorum? azını mı yapıyorum? bunların cevapları CİDDİANLAMDA umrumda mı.
değil yazacaktım fakat düşününce umur.
ne yapmak istediğimi düşündüğümde önüme beş altı tane yol çıkıyor. hepsini yapmak isteyişim beni elbette şu anlık dizginliyor çünkü birini seçmek istemiyorum. hepsini bir anda yapabilmek istiyorum. bu yüzden duruyor ve hayatın benim yerime seçim yapmasını bekliyorum ki bu yanlış.

bir yerde olmak, bir yerde olmamak istiyorum. bu iki yer aynı.
biriyle olmak, biriyle olmamak istiyorum. bu iki kişi de aynı.
bir şeyi yapmak, bir yolu seçmek, bir hedefte sabitlenmek ve o oku tam olarak ortaya atabilmek istiyorum.
aynı zamanda, o şeyi yapmamak, diğer yolu seçmek, diğerine sabitlenmek istiyorum fakat ok konusundaki isteğim aynı.

mezun olacak olmam beni epey geriyor ama rahatım da.
şu anlık bir yol haritam var gibi ama her an delirip HAYIRHAYIRHAYIR diyebilecekmişim gibi.
seni seviyorum ve seni sevmiyorum. hayır. seni seviyorum ve seni seviyorum. ve devam ediyorum. istikrar.
senin yanında olmak istiyorum ve istemiyorum. doğrular ve yanlışlar birbirine girmiş.
çok farklı yerlerden çok farklı kişilerle arkadaş oluyorum. çok farklı zamanlardan geçiyorum. bu yazıyı asla düzenlemeden yollarım. içseslerimi bir süre sonra tekrar okurum. en çok kendimle konuşmayı seviyor ve en çok kendimle konuşmaktan nefret ediyorum.

liste hazırlamayı, plan yapmayı sevişim beni ne yapar?

30.03.2016

sürüklenmemek için bir daşa filan tutunmak ~belki?

ben çok büyük bir kandırıkçıyım ve neyin doğru olduğunu neyin yanlış olduğunu bilmeden sürükleniyorum
otuz mart aydınlanmasıdır bu da -belki.
değildir kesin öyle bir kandırıkçı olmak
sikerler -yoo.

unutmaya başladım. yaşanılanları. ve bu nasıl büyük yeni bir şey bilemen.
ben hiçbir şeyi unutmaz idim.
kesin unutmuyorum he saklıyorum ve BAMBAM diye yüzüme vurulacağı gün gelecek.
çünkü beynim.
kıvrımlarında saklanıyo di mi lan anılar. amk beyni.
bak yine sinirlendim.

hangisi doğru?
bilmiom.

attığın her adım aklıma kazınsın, diyor idi pek sevgili futacı.

22.03.2016

kuş ölür sen uçuşu hatırla

ben şimdi burada,
dün akşam boyadığım duvarıma dayadığım yatağımda mutlu mutlu oturup arkadaşlarımla yazışırken epeeey gülüp eğlenirken,
-bir zamanlar seninle telefonda saatlerce konuşurken parmağımla hayali bir şeyler yazdığım duvarım bu arada-
bir başkasının mesajını görünce ağlamaya başladım.
cevap vermek istemediğim için ağladım.
benden umutluydu.
senin hala şuramda -buram?- olduğunu elbette bilmiyordu.
ne kadar da ayıp. kaçtığım konuşmadan kaçış yok. nasıl boktan bir hismiş bu.
hıçkırahıçkıra ki uzun süredir yoktu bu.
bir başkasının elini tutma düşüncesi bile midemi bulandırıyorken benim,
şu duvarın yanında oturuyorken hala,
senin lambanla aydınlanıyorken,
senin aldığın çantayı kullanmışken bugün,
birlikte aldığımız tişörtü bile giyebilirken
 -veşaşırtıcıbirşekilde canımı acıtmıyorken bunlar-
yani aslında sen her taraftayken ve diğer herkesten midem bulanırken
n a s ı l ?

cevap veriyorum, zamanla.
of. içimden.

15.03.2016

mutsuzum ama keyfim bayaa yerinde

isimli.

bişi dicem.
her duygu geçiyor. öyle ya da böyle. bu yüzden tatlış anların keyfini çıkarmak, üzüntünün bile keyfini çıkarmak gerek cidddiili. üzüntünün keyfini çıkarmak kötü bişi değil ama çıkarmam diyosan da otur geçmesini bekle. çünkü. geçiyor. lar. dır. lar.

biliyorsun. herkesin, her şeyin, her duygunun yeri doluyor. başka kişiler, şeyler ve duygular ile. AİLEHARİÇDELAN.
-aile hariç. kan bağı mükemmel bir şey.

yarın ölebiliriz.
we might be dead  by tomorrow. geliverdi.

14.02.2016

merhaba
buraya bir sene sonra bakmak için yazı yazıcam. böyle saçma şeyleri severim çünkü. zaten 14 şubat olduğu için unutmam herhalde bakmayı.
şimdiki halimden bahsedicem. bir yılda ne kadar yol gittiğimi görmek için yapıcam bunu.

bir sene sonraki dilara, nasılsın? şu an planlarıma göre yüksek lisans için kabul almış filan olman gerekiyor. net değil tarihler aklımda. neyse dur şimdiki durumumu yazayım. kesin hatırlıyorsundur da, shitty bir dönemden geçiyorum. bu çirkin dönemden yararlanabilmem lazım. umarım bir sene sonra geriye baktığımda şunlarışunları öğrendim diyebilirim. çünkü ders çıkarmak sevdiğim bir şey son zamanlarda.
bittiğini kabulleneli biraz oluyor. zor oldu biliyorsun.
yani  nasıl anlatayım ki, böyle aldılar beni bulunduğum yerden, yeni bir yere koydular. üstelik ortalık pis. temizlik malzemesini de öyle hemen vermediler. dur biraz böyle bekle dediler, öğren dediler. öğrenebildin mi? temizliğim tamamlanmadı da malzemelerim ulaştı elime gibi bir his. temizlik kokusu gelmeye başladı yani. ama bana kızma ilerde. ne boktan şeylere üzüldün ve ne biçim tasvirler yapmışsın diye. ciddi anlamda bildiğim sıcak temiz odamdan çıkarılıp bilmediğim bir yere atılmışım gibi çünkü. umduğum şey şu: temizlikten sonra önceki odamdan daha güzel geniş ferah ve bilge olsun.
odanın bilgesi mi olur salak kız? yaptık oldu sanane ne karışıyon bi sene sonradan ahahaha. konuşuyo belki oda benle ne bilcen ki sen? midemdeki, boğazımdaki, hatta komple vücudumdaki yumru duruyor şu an. bir seneye ohoo di mi? belki başka bir şey için üzülüyor olacağım ama bu seçenek de var.
değişimden nefret ediyorum şu an. belki olumlu olursa severim ilerde. aman da değişiklik be hey filan derim? diyor muyum?
dilaram, kendine geldin di mi? kendimize geldik mi? şu an üçüncü bir kişi olarak, sanki kendime öğüt verir gibi yazıcam.
sevilememe korkusunu bilirim, yaşadım (gülüşmeler) ama bu korku gerçek değil. seveceksin, sevileceksin. önceki gibi, hatta daha da güçlü olacaksın. iyileşme başladı bak zaten. kendine öğüt verebiliyorsun şu an. doğruluğuna inanıyor musun meçhul ama konuşuyorsun ve mantıklı gibi geliyor. sen sandığından çok daha güçlüsün.
 bak ne diyor yasemin hem, korktuğun şeyden hiç bahsetmemene rağmen: "konuştuğun kişiyi saran bir enerjin var, etrafa pozitiflik yayıyorsun ve sevgini, bu büyük sevgini hak edecek olan insanı da saracaksın." umarım haklısındır yasemin.
bak seni anlıyorum. ama senin de anlaman gerek. kimse kimseyi sonsuza dek sevmek zorunda değil. önce bağlanmaktan korktun kendini çektin, sonra bağlandın ve bırakıldın. bu bağlanmanı yanlış yapmaz. olması gereken buydu. olması gerekenler oldu. o var diye sen yoktun. sen varsın diye o yoktu. ayrı ayrı varoldunuz, birbirinizi buldunuz, birbirinize katmanız gerekenleri kattınız ve yollarınız ayrıldı.
kendini bulacaksın.
her konuda kendine güveniyorsun sen ya. şu duygusal şeyler dışında her şeyi yapabileceğine inanıyorsun. biliyorsun matematik bile yapabilirdin o kadar dırdır etmene rağmen. ve düşün, yapacağını söyleyip yapamadığın ne var? benim aklıma bir şey gelmiyor.
bu konuda da güveneceksin. derinlerde yatan sebepler yeni çıkıyor belki onun da bir şoku içindesin.
arkadaşlıkta da bence epey iyisin. işin içine aşk girince neden bu güvensizlik? neden bu karşındakini sürekli kesin dalga geçiyorla suçlamak? sen hep böyleydin ve bu yanlıştı.
derslerini al, kendini iyileştir, uygun zamanda uygun kişi karşına çıktığında onu hayatına al. uygun kişi kadar uygun zaman da önemli çünkü karşındakine de saygısızlık yapmamalısın. hala doğru kişi saçmalığına, birinin senin the oneın olabileceğine inanıyor musun? bence inanıyorsun çünkü iflah olmaz bir romantiklik var içinde kimselere söylemediğin, kendine bile zor söylediğin. o kişiyi bulacaksın bence ya. bir yıla olmayacak belki ama bulacaksın ve ikiniz de anlayacaksınız.
bir yıl sonra, bence bu durum üzerinde çalışman için güzel bir zaman, bunu atlatmış olacaksın.
ve iyi ki diyeceksin. diyor musun? keşke demeyeceğine eminim. bu konuda bu kadar delidolu olabilmeni tebrik ediyorum bu arada. çünkü kalmadı içinde bir şey aferin kız dilik. bir de iyi ki not tutmuşsun. seni seviyorum. etrafındaki insanların güzelliklerine bak. nasıl güzel arkadaşlar dostlar olduklarına bak. onlar da seni seviyor.
kimse sevmese de seni severdim.
bir yıl sonra, istediğin okuldan kabul almış olacaksın. tıngır mıngır gideceksin. güzel güzel okuyacaksın ve istediğin her şeyi yapacaksın. güveniyorum.
~kendime turuncumsu ruj aldım ve yakıştı.

babanız sizi sevdi de ne oldu?
korkak, kör ve bok gibisiniz.