14.02.2016

merhaba
buraya bir sene sonra bakmak için yazı yazıcam. böyle saçma şeyleri severim çünkü. zaten 14 şubat olduğu için unutmam herhalde bakmayı.
şimdiki halimden bahsedicem. bir yılda ne kadar yol gittiğimi görmek için yapıcam bunu.

bir sene sonraki dilara, nasılsın? şu an planlarıma göre yüksek lisans için kabul almış filan olman gerekiyor. net değil tarihler aklımda. neyse dur şimdiki durumumu yazayım. kesin hatırlıyorsundur da, shitty bir dönemden geçiyorum. bu çirkin dönemden yararlanabilmem lazım. umarım bir sene sonra geriye baktığımda şunlarışunları öğrendim diyebilirim. çünkü ders çıkarmak sevdiğim bir şey son zamanlarda.
bittiğini kabulleneli biraz oluyor. zor oldu biliyorsun.
yani  nasıl anlatayım ki, böyle aldılar beni bulunduğum yerden, yeni bir yere koydular. üstelik ortalık pis. temizlik malzemesini de öyle hemen vermediler. dur biraz böyle bekle dediler, öğren dediler. öğrenebildin mi? temizliğim tamamlanmadı da malzemelerim ulaştı elime gibi bir his. temizlik kokusu gelmeye başladı yani. ama bana kızma ilerde. ne boktan şeylere üzüldün ve ne biçim tasvirler yapmışsın diye. ciddi anlamda bildiğim sıcak temiz odamdan çıkarılıp bilmediğim bir yere atılmışım gibi çünkü. umduğum şey şu: temizlikten sonra önceki odamdan daha güzel geniş ferah ve bilge olsun.
odanın bilgesi mi olur salak kız? yaptık oldu sanane ne karışıyon bi sene sonradan ahahaha. konuşuyo belki oda benle ne bilcen ki sen? midemdeki, boğazımdaki, hatta komple vücudumdaki yumru duruyor şu an. bir seneye ohoo di mi? belki başka bir şey için üzülüyor olacağım ama bu seçenek de var.
değişimden nefret ediyorum şu an. belki olumlu olursa severim ilerde. aman da değişiklik be hey filan derim? diyor muyum?
dilaram, kendine geldin di mi? kendimize geldik mi? şu an üçüncü bir kişi olarak, sanki kendime öğüt verir gibi yazıcam.
sevilememe korkusunu bilirim, yaşadım (gülüşmeler) ama bu korku gerçek değil. seveceksin, sevileceksin. önceki gibi, hatta daha da güçlü olacaksın. iyileşme başladı bak zaten. kendine öğüt verebiliyorsun şu an. doğruluğuna inanıyor musun meçhul ama konuşuyorsun ve mantıklı gibi geliyor. sen sandığından çok daha güçlüsün.
 bak ne diyor yasemin hem, korktuğun şeyden hiç bahsetmemene rağmen: "konuştuğun kişiyi saran bir enerjin var, etrafa pozitiflik yayıyorsun ve sevgini, bu büyük sevgini hak edecek olan insanı da saracaksın." umarım haklısındır yasemin.
bak seni anlıyorum. ama senin de anlaman gerek. kimse kimseyi sonsuza dek sevmek zorunda değil. önce bağlanmaktan korktun kendini çektin, sonra bağlandın ve bırakıldın. bu bağlanmanı yanlış yapmaz. olması gereken buydu. olması gerekenler oldu. o var diye sen yoktun. sen varsın diye o yoktu. ayrı ayrı varoldunuz, birbirinizi buldunuz, birbirinize katmanız gerekenleri kattınız ve yollarınız ayrıldı.
kendini bulacaksın.
her konuda kendine güveniyorsun sen ya. şu duygusal şeyler dışında her şeyi yapabileceğine inanıyorsun. biliyorsun matematik bile yapabilirdin o kadar dırdır etmene rağmen. ve düşün, yapacağını söyleyip yapamadığın ne var? benim aklıma bir şey gelmiyor.
bu konuda da güveneceksin. derinlerde yatan sebepler yeni çıkıyor belki onun da bir şoku içindesin.
arkadaşlıkta da bence epey iyisin. işin içine aşk girince neden bu güvensizlik? neden bu karşındakini sürekli kesin dalga geçiyorla suçlamak? sen hep böyleydin ve bu yanlıştı.
derslerini al, kendini iyileştir, uygun zamanda uygun kişi karşına çıktığında onu hayatına al. uygun kişi kadar uygun zaman da önemli çünkü karşındakine de saygısızlık yapmamalısın. hala doğru kişi saçmalığına, birinin senin the oneın olabileceğine inanıyor musun? bence inanıyorsun çünkü iflah olmaz bir romantiklik var içinde kimselere söylemediğin, kendine bile zor söylediğin. o kişiyi bulacaksın bence ya. bir yıla olmayacak belki ama bulacaksın ve ikiniz de anlayacaksınız.
bir yıl sonra, bence bu durum üzerinde çalışman için güzel bir zaman, bunu atlatmış olacaksın.
ve iyi ki diyeceksin. diyor musun? keşke demeyeceğine eminim. bu konuda bu kadar delidolu olabilmeni tebrik ediyorum bu arada. çünkü kalmadı içinde bir şey aferin kız dilik. bir de iyi ki not tutmuşsun. seni seviyorum. etrafındaki insanların güzelliklerine bak. nasıl güzel arkadaşlar dostlar olduklarına bak. onlar da seni seviyor.
kimse sevmese de seni severdim.
bir yıl sonra, istediğin okuldan kabul almış olacaksın. tıngır mıngır gideceksin. güzel güzel okuyacaksın ve istediğin her şeyi yapacaksın. güveniyorum.
~kendime turuncumsu ruj aldım ve yakıştı.

babanız sizi sevdi de ne oldu?
korkak, kör ve bok gibisiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder